SYMBIANDAN ANDROID’E MOBİL ERİŞİLEBİLİRLİK DENEYİMLERİM








SYMBIANDAN ANDROID’E MOBİL ERİŞİLEBİLİRLİK DENEYİMLERİM

Giriş

Mobil teknolojilerin hızla gelişimi telefonların birçok alanda yaşamımıza girmesine sebebiyet vermiştir. Öyleki, telefonlarımız yakınlarımızla konuştuğumuz cihazlar olmaktan çıkarak, sosyal medyayı, gündemi takip ettiğimiz, bir noktadan başka bir noktaya navigasyon aldığımız, online siparişler verdiğimiz ve buna benzer birçok işi yaptığımız akıllı sistemlere dönüşmüştür. İşte bu dönüşüm içerisinde mobil erişilebilirlik alanında yaşanan gelişmelerle edindiğim deneyimleri bu kaynakta yervermeye çalıştım.

Her çalışmamda olduğu gibi, bu kaynağın hazırlanmasında beni motive eden sevgili ailem ve canımdan çok sevdiğim eşim Alev Karaman Arıkan’a teşekkürlerimi sunuyorum.

Peki, bu kaynakta neler bulacaksınız?

  • Mobil erişilebilirliğin gelişimini kendi deneyimlerimle anlatmaya çalışacağım.
  • Bu deneyim süreci içerisinde kullandığım sistemlerle ilgili bilgiler aktaracağım.
  • Son olarakta android erişilebilirlik konusunda linklerle birlikte bilgiler vereceğim.

Bölüm-1: Mobil erişilebilirlikte Siemens dönemi

Görme engelli olduğum ilk yıllarda ki bu 2003 yılına denk geliyor. Henüz bilgisayar üzerinde ekran okuyucu kullanımını keşfetmişken mobil taraftada benzer bir çözümün varlığını araştırmaya başlamıştım. Başta çok net sonuçlara ulaşamasamda sonrasında iki firmanın yazılım çalışmalarının olduğunu keşfettim.

Bu araştırma sürecinde bulduğum Nuance Talks & Zooms ve CodeFactory Mobile Speak uygulamaları telefona sonradan kurulabilen ve aşağıdaki işlemleri yapmamızı sağlayan olanaklar sunuyordu;

  • Telefon ve mesajlaşma uygulamalarını kullanma
  • Cihaz arayüzünde uygulamalara erişim
  • Uygulama kurma ve kaldırma
  • Wap altyapısında internet sayfalarına erişim

Tüm bu olanakları sunarken bahsi geçen uygulamalar, cihazın symbian os işletim sistemli olmasını gerektiriyordu. Bu sebeple benimde kullandığım ve üzerine ekran okuyucu kurulabilen ilk cihaz Siemens SX1 oldu. Bu cihaz sağında ve solunda rakamları olan ve cihazın ön yüzünde arama reddetme ve yanıtlama tuşlarıyla birlikte menüde dolaşımı sağlayan gezinme tuşu bulunuyordu. Bu tuş her yöne hareket edebilen bir mini joystick görevi görüyordu.

O zamanlarda kullandığım Talks programı demo versiyondu ve açıp kapattığımda tekrar devreye giriyordu. Bu sistemi belli bir süre deneyimledikten sonra farklı cihazlara geçme ve deneyimleme isteği doğdu ve bir sonraki mobil erişilebilirlik serüvenime hayat veren Nokia telefonlarla yaşamımı kolaylaştırmaya başlamıştım.

Bölüm-2: Mobil erişilebilirlikte Nokia dönemi

Dokunmatik telefon kullanım sürecine geçene kadar uzun süre farklı Nokia modellerini deneyimleme fırsatı bulmuştum ve bu kapsamda hem Nuance firmasının hem de CodeFactory firmasının ekran okuma yazılımlarını bu cihazlardada kullandım. Gelin modellere göre benzerlik göstersede tecrübelerimi aktarmaya çalışayım.

2.1.Nokia N-Gage

Bence Nokia modelleri arasında en marjinal tasarıma sahip cihaz diyebilirim N-Gage için. Ekranın tam ortada yer aldığı, sağında ve solunda kontrol ve numaratör tuşlarının konumlandırıldığı bir tasarıma sahipti. İşletim sistemi olarakta içerisinde symbian os olması sebebiyle üzerine ekran okuyucu kurulabiliyordu. Hem radyo özellikleri hem de tuşlarının hissedilebilirliği açısından favori cihazlarımdan biri olmuştu.

2.2.Nokia 6630

Mobil erişilebilirlik tecrübelerimde kullandığım bir başka cihaz Nokia’nın 2004 yılında elime geçen 6630 modeli olmuştu. Cihazı merak edenler için wikipedia linkine yönlendirmiş olayım.

Bu cihaz akıcılığı ve 3G teknolojisini destekleyen ilk cihaz olması sebebiyle günlük yaşamımıda işimi çok kolaylaştırmıştı. Menü gezinimi, o zamanın şartlarıyla internette dolaşım ve içine kurduğum quick ofis adlı uygulama paketi sayesinde hem öğrencilik dönemimde hem de sosyal yaşamda ayrılmaz bir bütün olmuştuk kendisiyle. Öyleki notlarımı bu cihazla alıyor ve arşivleyebiliyordum. Aslında telefonu telefon özelliklerinden çok diğer sunduğu olanakları en verimli kullandığım cihaz oldu diyebilirim.

2.3.Nokia N72

Nokia’nın artık o dönemin güncel teknolojilerini iyice hayatımıza adapte ettiği dönemlerde tasarımsal olarak farklılık yaratan, arka kapağın açılır kapanır formda karşımıza çıktığı bir model olan N72 modelinide kullanma şansı bulmuştum. Bu model üzerinde de ekran okuyucu kullanımı mümkündü ve akıcı çalışıyordu. Hatta yanlış hatırlamıyorsam bu cihazda Mobil Speak ekran okuyucusunuda deneyimlemiştim. Merak edenlere cihaz detayları için şu Teknopat Arşiv linkine yönlendireyim.

2.4.Nokia N95 8GB

Ekran okuyucu kullanarak yakın çevremle ilk ciddi multimedya tüketmeye başladığım cihaz olmuştu N95 cihazı. Bu Nokia Modeli öyle bir donanıma sahiptiki MB düzeyinde o güne kadar kullandığım cihazlardan depolama alanı olarak 8 GB’ye geçmek inanılmazdı benim için.

Bu modelin ekran tarafı hem aşağıya hem de yukarıya kayıyordu ve aşağıya kaydırdığınız zaman oynat, duraklat, ileri ve geri sar gibi düğmeleri çıkıyordu. Ekranı yukarı kaydırdığınız zaman ise tuş takımı çıkıyordu. Ekranın önünde alt tarafta sağ ve sol kısayolların aktive edildiği tuşlarla birlikte, arama yanıtlama ve reddetme tuşları ve bu tuşların ortasında her yöne navigasyonel olarak hareket ettirilebilen joystick konumlandırılmıştı.

Bu cihaz için tam bir multimedya cihazı diyebilirim. Cihaz hem sağında hem de solunda stereo hoparlörler vardı ve halen birçok cihazda o modeldeki ses kalitesini bulamıyorum diyebilirim. Erişilebilirlik açısından baktığımızda cihazda navigasyon özelliklerinden tutunda tüm arayüzü sorunsuzca kullanabildiğimi hatırlıyorum. Bununla birlikte joystick üzerinde bir optik okuyucu vardı ve parmağınızla ekran okuyucu ile yaptığınız bazı hareketleri tuş üzerinde kaydırarak yapabiliyordunuz.

Ayrıca, bu sistemi ses kayıt cihazı olarakta çokça kullandım ve derslerimi o dönemde yaptığım organizasyonları hep kayddetmiştim.

Sonuç olarak erişilebilirlik çözümlerine en uygun arayüz ve multimedya özelliklerini birlikte sunan bir modeldi diyebilirim N95 için.

2.5.Nokia N73

Symbian os işletim sisteminin dokuzuncu versiyonuyla yavaş yavaş ilk tanıştığımız cihaz olarak karşımıza çıkıyordu N73. Cihaz aslında şuana kadar anlattığım cihazlar arasında kibrit kutusuna benzer bir tasarımla ve arka kameranın kaydırma ile açıldığı modellerden birisiydi. Bu modeldede stereo hoparlörler vardı ve ses efektlerini desteklediği için bayağı ilgimi çekmişti. Bu cihazdada kamera özelliklerini kullanmıştım. Yanlış hatırlamıyorsam kamera arayüzü gayet erişilebilirdi ve en detay çekim özelliklerini ayarlayabiliyordum. Talks programını lisanslı kullandığım modellerden birisiydi ve erişilebilirlik çözümlerine en uygun modellerdendi.

2.6.Nokia E65

Gene aşağı ve yukarı kaydırma yeteneğine sahip ön panel özelliğine sahip E65 modeli hem dokusal olarak hissedilebilirliği yüksek bir cihazdı hem de numaratördeki tuşların herbiri bir parmak ucu büyüklüğündeydi bu sebeple tuşları hissetmek çok kolaydı. Bu cihazda ilk karşılama ekranı olan masaüstünde havadurumu gibi bilgilere yerverebiliyor olması gibi özellikleriyle ilgimi çekmiş olduğunu söyleyebilirim. Erişilebilirlik açısından ise cihaz gayet kullanışlıydı. Bu modeldede yazı yazmada gayet hızlı olması sebebiyle çokça not alma işlemlerinde kullanmışlığım bulunuyor.

2.7.Nokia E71 ve E72

Nokia modelleri arasında fiziksel klavyeyi birlikte sunan cihazlardan ikisiydi E71 ve E72 modeli hem normal telefon fonksiyonlarını kullanmak hem de yazı yazma işlemleri hızlıca yapılabiliyordu. Tam klavye donanımı olması sebebiyle o dönemlerde anlık mesajlaşma uygulamaları ve internet sayfalarında içerik girme gayet kolaydı bununla beraber cihaz özelliklerininde yeterli düzeyde olması sebebiyle ekran okuyucu yazılımları hızlı tepki veriyordu. O dönemlerde çıkan Nokia Screen Reader uygulamasıda deneyimlediğim ekran okuma yazılımları arasına girmişti. Fakat Talks programı halen favori ekran okuyucum olarak başı çekiyordu.

Öğrencilik döneminden çalışma hayatına geçtiğim süreçte gittiğim toplantılarda ve katıldığım organizasyonlarda ses kaydı özelliği ve tam klavye erişimine olanak vermesi sebebiyle not alma özelliklerini ekran okuyucu ile sıkça kullandığımı söyleyebilirim.

2.8.Nokia E6 ve E7

Dokunmatik arayüzle birlikte fiziksel giriş yöntemini birlikte sunan ve ekran okuyucu kullanımıyla birlikte dokunmatik arayüze erişimin ilk adımlarını bu iki model telefonla attığımı söyleyebilirim. Günümüzde iki kere dokun ve etkinleştir mantığından farklı olarak basılı tut ve etkinleştirmek istediğin öğeye gelince parmağını kaldırma mantığına dayanan kullanım yöntemini benimsemişlerdi bu modellerde. Talks programı ekranı olduğu gibi yansıtırken Mobil Speak sanki farklı bir arayüz formuna sokmuş gibi davranıyordu. E6 modelinde Nokia E71 ve E72 modellerine benzer şekilde tam klavye ve fiziksel tuş dizilimini sunarken aynı anda ekranada dokunmatik özelliğini getiriyordu ve bu modellerde artık saymbian versiyon numaralarından çok bel ve anna gibi adlarla anılıyor olmuşlardı. E7 modeline geçiş yaptığımda ise tamamen dikey bir formda konumlandırılmış bir ekran ve sadece yatay konumda ekranın 45 derece açılıyla hareket ettiği bir sistemi sunuyordu ve ekran açıldığında tam bir klavye çıkıyordu. Bu klavye ile telefon telefonluktan çok mini bir cep bilgisayarı haline geliyordu.

Bu modelle beraber en son olarak kullandığım Nokia modeli N86 olmuştu ve artık sonraki süreçte farklı bir deneyimle karşı karşıya kalacaktım.

Bölüm-3: I-phone dönemi

2009 Yıllara gelindiğinde ki bu süreç daha önce başlamıştı. Fakat, benim buluşmam o yıllarda oldu. I-phone dünyada farklı bir kullanım deneyimi yaşatmaya başlamıştı kullanıcılara. Arayüz ile hiçbir fiziksel tuş olmadan etkileşime girebilme.

Bu öyle bir deneyimdiki herkesin çekinerek yaklaştığı ve ya tamamen dokunmatik bir arayüze nasıl erişim sağlayabilirizi sorgulatıyordu bizlere.

Ancak, her bireye yönelik çözümleri bütünleşik sunma anlayışı çerçevesinde I-phone içerisinde VoiceOver ve farklı engel gruplarına yönelik erişilebilirlik seçeneklerini barındırma anlayışı ile yaşamlarımızı değiştirmeye başlamıştı. Öyleki çok temeldi aslında felsefesi;

Tek parmakla kaydır ve çift dokunarak etkinleştir. Bu öyle bir yöntemi içerisinde sunuyorduki etkinleştirmek istediğin bir simge, düğme veya kontrol parmağını üzerine doğrudan götürmene gerek olmadan, ilgili öğenin kaydırdıkça senin parmağının altına ggetirilmesi ve etkinleştirilmesi üzerineydi.

Bu mantığı ilk algılamaya çalıştığım zamanlarda eski dokunmatik telefon ve erişilebilirlik seçeneklerini kullanma alışkanlığından mütevellit parmağımı ilgili öğenin üstüne götürmeye devam ediyordum.

Aaslında I-phone ile gelen IOS işletim sistemi çekirdeğinde sunulan erişilebilirlik altyapısı ile görme engelli bir birey şu kullanım deneyimlerini anlamaya çalışıyordu;

  • Tek ve birden fazla parmak hareketleriyle farklı işlevleri yerine getirme ve ekran okuyucu üzerinden sesli geridönüt alma.
  • Klavye ile metin girişi yaparken çift dokunarak ilgili harfi etkinleştirme veyahut basılı tut ve etkinleştir mantığı ile metin girişi yapabilme.
  • Dikte ile metin girişi yapabilme olanakları.
  • Üçüncü parti uygulama erişilebilirliğinin ekran okuyucu ile uyumlu olması halinde görme engellilerce ilgili yazılımın parmak hareketleriyle kullanılabilmesi.
  • Dokunmatik hareketlerle cihaz arayüzü ve sunduğu ek özelliklere erişim olanakları.

İşte, bu süreçlerdende geçmeye başlamam sebebiyle kendiminde sorguladığı ve algılamaya çalıştığım konular bunlar olmuştu.

Nihayetinde artık yeni nesil dokunma yöntemine ve kullanımına alışmış şekilde kendimi bulmuş ve Nokia model telefonlarda yaptığım birçok işleve ek olarak kamerayı daha etkin kullanma, navigasyon hizmetlerinden daha etkin faydalanma, sosyal medyada ilk adımları atma ve daha birçok işlemi tamamiyle dokunmatik yapabilir konuma gelmiştim. IOS cephesindede halen devam eden yazılım güncellemeleri sayesinde her geçen gün gelişmeye devam ediyor.

Son olarak şunada değinmekte fayda var. IOS bundan sonra gelecek erişilebilirlik anlayışına zemin hazırlamış yenilikler sunmuştur ve ilk defa görme engelli bir bireyin kendi başına erişilebilirlik seçeneklerini etkin şekilde etkinleştirerek kullanabilmesinin önünü açmıştır.

Bölüm-4: Mobil erişilebilirlikte android cihaz deneyimleri

Teknoloji son yıllarda hızlıca ilerlerken java tabanlı telefon firmaları farklı bir işletim sistemi arayışı içerisine girmişlerdi ve Google Şirketi’nin arama motoru ve internet şirketi olmasının yanında günümüzdede birçok cihazda android işletim sistemi çalışmalarına başlamıştı. Androidin geçmişten günümüze geldiği noktada nasıl evrildiğini şu makaleden öğrenebilirsiniz.

Tüm bu versiyonlar geliştikçe içerisindede sunulan erişilebilirlik çözümleride kendini göstermeye başlamıştı. Geçmiş versiyonların erişilebilirliği android cephesinde çok anlam ifade etmediği için gerçek anlamda IOS mantığına yakın olarak elime geçen versiyon ve cihaz modeline göre erişilebilirlik gelişimi şu şekilde gerçekleşmişti.

4.1.Android 4.1.1 ve SAMSUNG Galaxy S3 ve S3 Mini

Android işletim sistemi dendiğinde başı çeken şirketlerden biri olarak SAMSUNG karşımıza çıkar. SAMSUNG ile gelen ve kendi arayüz sistemi giydirilmiş "TouchWiz" arayüzü ve temelinde bulunan Android 4.1.1 işletim sistemi içerisinde TalkBack birlikte kullanılabiliyordu. TalkBack ve espeak sentezleyicisiyle beraber cihaz arayüzüne ve ayarlarına tıpkı IOS cihazlarında olduğu üzere tek parmakla sağdan sola veya soldan sağa kaydırma ve çift dokunarakta etkinleştirme yöntemi kazandırılmış olunuyordu.

Samsung’un bu modelleri fiziksel olarak ana ekran tuşuna sahip olsalarda o dönemde zorlanmadan android arayüzünü kullanabilmek mümkündü. Aslında geçmişte deneyimlediğim Soney-Ericsson Express Edition ismiyle cihazlar olmuştu fakat ekran okuyucu aktifken versiyonu 4.0.3 olması sebebiyle çift dokunarak etkinleştirme sistemi mevcut değildi.

Bu cihazları henüz görme engelli bir birey kutudan çıktığı haliyle kendi kendilerine erişilebilirlik seçeneklerini etkinleştiremiyor olsalarda o dönemde erişilebilirliği aktifken cihazdan etkin şekilde faydalanabilmek mümkündü. Bu cihazlarla birlikte TalkBack ile listelerde iki parmakla yukarı ve aşağı kaydırma, uzun metinleri okuma, basılı tut ve çek yöntemiyle metin girişi yapabilme, internet ve e-posta olanaklarından faydalanma, kamera özelliklerini kullanabilme gibi birçok işlemi yerine getirebiliyordum. Bununla birlikte bazen arayüzde takılmalar olsada android üzerindeki erişilebilirlik geliştirmelerine şahit olmak ileride kullanacağım cihazlarda erişilebilirliğin hangi noktaya gelebileceği konusunda az çok fikir sahibi olmamı sağlamış ve şimdi sizinle paylaşacağım ilk satın aldığım ilk android cihazımla buluşmama vesile olmuştu.

4.2.Android 4.2 ve SAMSUNG Galaxy S4

Kendimin satın aldığı ve android dünyasına ilk adım attığım ve sonrasındada rom atma gibi birçok denemeler yaptığım bir cihaz olarak tarihe geçmişti S4 modeli. Kameranın yüz tanıma özelliklerinin ekran okuyucu tarafından kullanısıya aktarılabiliyor olması, TalkBack ekran okuyucusunun bütünleşik sunulması, parmakizi okuyucusu ile ekran kilitini açma ve ana ekran düğmesiyle çağrı yanıtlama gibi birçok işlevi bu cihazda kullanmaya başlamıştım. Bu sistem üzerindede erişilebilirlik seçeneklerini etkinleştirmek için güç tuşuna bastıktan sonra çift parmakla ekranda bekletme özelliği ile ekran okuyucuyu devreye alma desteklenmişti.

SAMSUNG Galaxy S4 modelinde tek eksi yön Android 4.2 ile gelen güncellemelerle bir iki ayarlarda etiketsiz düğmenin olmasıydı.

4.3.Android 4.3 ve SAMSUNG Galaxy S5

Android erişilebilirliğine şuanda olduğu kadar o zamanda meraklı olmama vesile olan ve bu itici güçle Türkiye’de Engelsiz Android akımının doğmasını sağlayan S4 modelinden sonra o dönemlerde bize destek olan Damla Engelsiz Yaşam Derneği sayesinde S5 modeliyle tanışma ve kullanma şansı bulmuştum. O zaman birlikte cihazı keşfettiğim Hakan Kılıç ile cihazın limitlerini zorlamıştık fazlasıyla. Öyleki bu cihaz üzerinde aşağıdaki erişilebilirlik seçeneklerinin keşfine sebebiyet vermişti tüm bu süreçler.

  • Çift dokunarak SAMSUNG klavye ile metin girişi
  • Üç kere ana ekran düğmesine basarak erişilebilirlik seçeneklerini etkinleştirme.
  • Web görünümlerinde arayüzde iyileştirmeler sayesinde web alanlarında daha etkin dolaşım.
  • Kamerada sesli yönlendirmelerle fotoğraf çekebilme
  • Kamera odaklı uygulamalarla nesne tanıma özelliklerini kullanabilme.
  • Bütünleşik gelen türkçe seslere erişim.
  • Arayüzde simge ve klasör oluşturmada satır ve sütun cinsinden taşıma ve ekran okuyucu tarafından sesli geridönüt alabilme.

Tüm bu maddelediğim geliştirmeler SAMSUNG özelinde Türk Görme engelli kullanıcıların android işletim sistemine geçiş yapabilmesinin ilk adımlarını kolaylaştırıcı seçenekleri birlikte sunduğunu dile getirmek yanlış olmayacaktır.

4.4. Android 4.4.2 ve Google Nexsus 5

LG tarafından Google işbirliğiyle çıkarılan Nexsus 5 modeli erişilebilirlik açısından hiçbir sıkıntısı olmayan ve kutudan çıkartarak kendimin etkinleştirdiği android cihazlar arasında bulunuyor. O güne kadar SAMSUNG tarafından piyasaya sürülen cihazları kullanmış biri olarak hep merak ettiğim saf bir android deneyiminde TalkBack kullanmak acaba nasıl olurdu sorusuydu?

Öyleki bu sorunun cevabını Nexsus 5 üzerinde deneyimleyerek fazlasıyla görmüş oldum. Hem arayüze erişim, ayarları özelleştirme, bildirim alanlarına erişim ve daha fazlası ekran okuyucu ile kolaylıkla yönetilebiliyordu. Sanırım bu cihaz üzerinde 5.1.1 versiyonuna kadar gördüm diye hatırlıyorum android işletim sistemi versiyonunu.

Fakat, 4.4.2 ile gelen en önemli iyileştirme web alanlarındaki takılmaların en aza indirilmesine yönelik çalışmalar olduğunu söyleyebilirim. Bu kaynağı oluşturuken özellikle geçmişteki deneyimlerimde web alanlarında tam bir iyileştirmenin olamadığını ve zamanla bunun android işletim sisteminde oturduğunu hatırlıyorum. Zaman içinde çok radikal ilerlemeler olmasada TalkBack üzerinde özellikle son içeriği panoya kopyalama, metinlerde seçme ve panoya alma gibi birçok seçenek ilerleyen süreçte kolaylaştırıcı araçlar haline geliyor ve bundan sonra paylaşacağım telefonlarımda işimi oldukça kolaylaştırıyordu.

4.5.Android 6.0 ve SAMSUNG Galaxy Note Edge

Geçmişte kullandığım en ilginç telefonlardan biri olarak Nokia N-Gage modelinden bahsetmiştim sizlere. Yaşamım boyunca deneyimlediğim ikinci ilginç sistem ise Note Edge modeli olmuştur. Bu modelde farklı olarak ekranın sol tarafının cihaz kasasına eğimli geliyor olmasıydı. Aslında erişilebilirlik seçenekleri fazlasıyla bu cihazda bulunuyordu ve Galaxy TalkBack içinde vardı. Ancak erişilebilirlik konusunda en farklı yanı ana ekrandan bağımsız olarak tasarlanmış ikincil ekrandaki kısayolların ve ekran araçlarının seslendirilebilmesiydi.

Eğimli ekranda öğe taşımak, öğelerin sunduğu bildirimlere erişim sağlamak ve o alanda diğer düzenlemeleri yapabilmek ekran okuyucu ile mümkün hale gelmişti ve birde s-pen ile kalemle el yazısıyla her zaman olmasada bir başka farklı özelliği harf tanıma yeteneğinin ekran okuyucu tarafından seslendirilebiliyor olmasıydı.

4.6.Android 6.0 ve SAMSUNG Galaxy S6 ve Note 5

Evet gelelim çoklu parmak hareketlerinin tıpkı IOS cihazlarda kullanıldığı gibi android dünyasında erişilebilirlik seçenekleri şeklinde yaşamımızda yer edindiği sürece.

O dönemlerde hatırlıyorumda yaptığımız Engelsiz Android toplantılarında çoklu parmak hareketlerinin artık android tarafındada olması gerekliliğine vurgu yapmıştık. Ve tüm bu girişimler ışığında SAMSUNG telefonlarda hem ayrıntı düzeylerinde dolaşma, çağrı yanıtlama gibi eylemlerde iki ve üç parmak hareketlerinin kullanımı gelmişti ve bende bu cihazlarda ilk hallerini kullanabilmiştim.

Şuan bile bu temelde gelişmeye devam eden SAMSUNG tarafında TalkBack değişimine şahitlik ediyorum diyebilirim. Bunun dışında kullandığım Note 5 ve sonraki yıllarda deneyimlediğim S7 içerisindede benzer kullanım kolaylıklarının sunulması devam etti. Bununla birlikte bu cihazlarda ultra güç moduna alsanız bile ekran okuyucunun halen etkin olarak çalışabiliyor olması farklı özellikleri arasında karşıma çıkmıştı.

4.7.Android 7.0 ve Sony xperia

Bu başlık altında paylaşacağım cihaz artık ülkemizde satılmıyor olsada bence ekran okuyucu ile en hızlı tepkiyi veren cihazdı kullandıklarım arasında. Öyleki cihaz masaüstlerinde veya cihaza kurduğum üçüncü parti uygulamalardaki akıcı kullanım deneyimlerim inanılmazdı. Normal şartlarda benzer donanım bileşenlerine sahip cihazlarda sanki hafif gecikme hissi olurken, Xperia cihazlarda bu yoktu. Ayrıca pil tüketimide gayet yeterliydi. Sanırım halen ülkemizde satılsa direk alacağım cihazlar arasında olurdu.

4.8.Android 9 ve Xiaomi MI9

Değerli hayat arkadaşımın yaşamımda yer bulması anımda bana hediye edilen ve hediye edildiği tarih itibariyle manevi bir önemi olan Xiaomi MI9 içerisinde gelen TalkBack ve TalkBack ekran okuyucusunun hem ses açma hem de ses kısma tuşlarına aynı anda basarak etkinleştirmeye olanak tanımasıyla daha android işletim sistemine ilk adım atan biri için olumlu bir başlangıç yapmasını kolaylaştırıyor. Bununla beraber halen kullanmaya devam ettiğim bu modelde Android 12 versiyonu kurulu ve hem TalkBack üzerinde gelen braille klavye yenilikleri çoklu dokunma arayüzde öğe taşımadaki ve klasör oluşturmadaki özelleştirilebilir yapıyı yönetme işlemlerini erişilebilir şekilde gerçekleştirilebiliyorum.

4.9.Android 12 ve SAMSUNG Galaxy S20 FE

Halen kullandığım ve bir diğer telefonum olan S20FE One UI 4.1 arayüzüyle ve kendi geliştirdiği TalkBack ekran okuma bileşenleriyle karşıma çıkan ve beğenerek kullandığım bir başka model oldu.

Bu cihazı ilk aldığımda güncelleme sürecine şöyle bir değerlendirdiğimde son işletim sistemine kadar vermiş durumda olduğunu aktarabilirim sizlere. Hatta kendi içinde gelen TalkBack altyapısında karşıma çıkan yenilikler sonradan Google Accessibility Suite içinde sunulmaya başladı. Bu cihazdada erişilebilirlik seçeneklerinin bütünleşik şekilde gelmesi sebebiyle ekran okuyucuyu etkinleştirme, farklı donanım tuşlarına farklı ekran okuyucuları aktive etmeyi atama gibi seçenekleride kullanabilir olduğumu söyleyebilirim.

Evet dostlar şuana kadar anlattığım ve yaşamımda yer etmiş cihazları dilim döndüğünce paylaşmaya çalıştım. Özellikle android tarafında getirdiği erişilebilirlik kapsamındaki yeniliklerle SAMSUNG’un daha önde olduğunu söyleyebilirim. Artık dilerseniz yavaş yavaş android işletim sisteminin temellerine geçiş yapmaya başlayalım.

BÖLÜM-5: Android işletim sistemi erişilebilirliği ile tanışma

Bir android cihaz almaya karar verdiniz ve elinizde belli bir bütçe bulunmakta fakat, erişilebilirlik ve kullanılabilirlik açısından nasıl bir cihaz tercih etmeniz gerektiğini bilmiyorsunuz. Peki, o noktada nelere dikkat etmeniz önemli olacak?

Gelin, sizler için kendi deneyimlerimden hareketle nelere önem vermeniz gerekliliğini açıklayalım.

5.1.Cihazda erişilebilirlik seçeneklerinin etkinleştirilmesi veya birden fazla donanımsal tuşa erişilebilirlik seçeneklerinin atanabilirliği

Android cihazlarda olmasını önemsediğim noktalardan biri erişilebilirlik seçeneklerine hem cihazı ilk açtığımızda hem de sonrasındaki kullanımlarımızdaki erişilebilirlik seçeneklerinin kolaylıkla etkinleştirilebiliyor olması zorunluluğu. Cihaz tercihiniz sırasında bence birincil sırada yer vermeniz gereken bir kriter olmalı. Çünkü, hem alacağınız cihazla birlikte gelen erişilebilirlik seçeneklerini kullanmak isteyebilir hem de dışarıdan kuracağınız erişilebilirlik çözümlerine aynı cihazdan erişmek isteyebilirsiniz. Bu noktada cihazda aşağıdaki unsurlar var mı diye bir kontrol edebilir veya ettirebilirsiniz.

  • Güç açma ve ses açma ve kısma tuşlarına erişilebilirlik seçeneklerinin atanabilirliği (Cihazlara göre ayarlarda erişilebilirlik altında veya ek ayarlar içerisinde erişilebilirlikte hızlı başlatma, erişilebilirlik kısayolu gibi adlarla bulunabilir.)
  • Sadece fiziksel tuşlarla değil, aynı zamanda erişilebilirlik altında erişilebilirlik menüsü bileşeninin olup olmadığına baktırabilirsiniz. Erişilebilirlik menüsü genelde hizmetler içinde veya servisler içerisinde bulunabilir.

5.2.Cihaz arayüzü ile ekran okuyucunun uyumu

Cihazı ilk alma aşamasında yapmanız gereken araştırma ve inceleme konusu cihaz arayüzünün ekran okuyucularla uyumluluğudur. Günümüz Xiaomi ve SAMSUNG modellerindeki arayüz uyumluluğu erişilebilirlik seçenekleri açısından yüksektir. Xiaomi alt modellerinde de benzer uyumluluk söz konusudur.

Benim kendi deneyimlerime göre hem Xiaomi hem de SAMSUNG modellerinde ana ekranlarda, bildirim alanlarında, mesajlaşma ve telefon uygulamalarında ve ayarlarda ekran okuyucularla uyumluluk yeterli düzeyde.

5.3.Fiziksel tuşlarla arama yanıtlama ve reddetme yapabilme

Günümüz cihazları arasında özellikle deneyimlediğim Xiaomi ve SAMSUNG modellerinde karşıma çıkan güç tuşuyla ve ses tuşlarıyla arama yanıtlama veya reddetme atamalarının yapılabiliyor olması başka bir kriterim cihaz seçimimde. Çift parmakla çağrı geldiği zaman arama yanıtlamada veya sonlandırmada yapılan hareketlere alternatif bir yol sunduğunu söylemeliyim. Özellikle SAMSUNG telefonlarda TalkBack etkinken gelen çağrılar sırasında yanıtlama ve geri çevirme işlemleri iki parmakla iki kere dokunarak yapılabiliyorken, buna ek olarak güç tuşuna arama sonlandırma veya susturma, ses açma tuşuna ise arama yanıtlama işlevleri atanabiliyor. Buradada SAMSUNG cihazların daha çok seçenek sunduğunu söyleyebilirim.

5.4.Arayüzde ve pencere araç takımlarının erişilebilir şekilde düzenlenebilmesi

Bu başlığa geçerken pencere araç takımlarının ne olduğunu kısaca açıklamam gerekirse, masaüstünüzde konumlandırılmış olan hava durumu öğesi veya özet haberlere erişim sağlayabileceğiniz haber akışları öğesini örnek verebilirim. Dolayısıyla ana ekranınızda hem bu araç takımlarını oluşturmak ve ana ekran simgelerinizi taşımak, kaldırmak ve aynı türden uygulamalarla klasör oluşturmak gibi işlemleri ekran okuyucunuzla rahatlıkla yapabiliyor olmanız gerekiyor. Bu kriter belki ilk satın alma anında deneyimlemeniz zor bir konu olsada, burada kendi deneyimlerime göre Xiaomi ve alt markaları ve özelliklede SAMSUNG modellerinde satır ve sütun cinsinden öğeyi hareket ettirme ve aynı öğeleri taşıyarak klasör oluşturabilme açısından gayet erişilebilir olanaklar sunduğunu söyleyebilirim. Hatta ekran okuyucular özellikle SAMSUNG tarafında simgenin üzerinde açacağınız eylemler veya işlemler menü öğesiyle parmağınızla basılı tutmadan sadece ilgili simgenin durumu seçiliyken her sağdan sola veya soldan sağa kaydırma hareketiyle hem satır hem de sütun bilgisini alabiliyorsunuz ve ayrıca satır ve sütunda klasör veya simge var mı gibi bilgileride ekran okuyucu ile öğrenebiliyorsunuz. Bu kadar karmaşık işlemler yapmak istemezseniz ise, ana ekran uygulamalarında kolay ekran modlarını kullanarak daha sade ve basitleştirilmiş arayüzlerden faydalanabiliyorsunuz.

5.5.Donanımsal özellikler

Donanımsal özellikler açısından benim kriterim en az 8 çekirdekli işlemci altyapısı ve qualcom çipli işlemciler ile birlikte 6 GB ram ve 128 GB depolama alanına sahip bir sistem olması yönünde. Bugüne kadar ekran okuyucuyu kullandığım qualcom, exynos ve mediatek işlemcili cihazlarda erişilebilirlik seçeneklerinin akıcı çalıştığını gözlemledim. Benim tercihim exynos ve qualcom işlemcili modellerden biri olurdu.

5.6.Çift hoparlör ve stereo ses çıkışı

Çift hoparlörlü bir cihazda ekran okuyucu ile kullanım özellikle tuşlama gereken çağrılarınız sırasında konuşma sesinin daha net duyulmasını destekleyecektir ve kalabalık ortamlarda ekran okuyucunun duyulabilirliğini artıracaktır.

5.7.Bluetooth bağlantı versiyonu

Bluetooth kablosuz teknolojilerinin hızla gelişmesiyle hem kablosuz ses aktarımı altyapısının iyileştirilmesi söz konusu olmuştur hem de kablosuz ses cihazlarına bağlanırken ekran okuyucusunun sesinin aktarımında akıcılık artmış ve ses kayıpları azalmıştır. Bu noktada Bluetooth 5.1 versiyonlu cihaz almanız durumunda birlikte kullanma ihtimaliniz olan uyumlu kulaklıklar kullanmanız gerektiğinde akıcı bir ekran okuma deneyimi yaşamınızı sağlayacaktır.

5.8.Bütünleşik ses motoru altyapısı

Bu kriter olmazsa olmaz değil ancak, özellikle SAMSUNG cihazlarda gelen metinden konuşmaya altyapısını örnek verebilirim. Bu cihazların dışındada google metinden konuşmaya servisini destekleyen cihazlar sayesinde ilk kurulum ekranından itibaren erişilebilirlik seçeneklerini etkin hale getirdiğinizde türkçe konuşmaya başlayacaktır.

5.9.NFC Etiketi okuma ve yazma desteği

NFC bağlanma teknolojisini destekleyen bir android cihaz tercih ederseniz, yaşamınızda kullandığınız her eşyayı etiketleyebilir ve tekrardan cihazınızla okutabilirsiniz. Ayrıca NFC destekli ödeme yöntemlerini erişilebilir şekilde kullanabilirsiniz.

5.10.Ekran büyüklüğü

Ekran büyüklüğünün sürekli artması sebebiyle cihaz ergonomiside önem kazanmakta. Buradaki kriteriniz parmak büyüklüğünüze göre ekran ve cihaz boyutunun doğru şekilde tercih edilmesi yönünde olmalı. Küçük parmaklı birisiyseniz büyük ekranlı bir cihaz kullanmanız zor olabilir. Ancak, 5.5 ve 6.7 arası ekran boyutunda bir sistem kullanmanız ideal olabilir.

5.11.Fiziksel tuşların hissedilebilirliği

Tercih edeceğiniz android cihaz üzerinde bulunan fiziksel tuşların çıkıntıları parmaklarınızla algılanabilir durumda olmalı. Bu noktada satın alma anında cihazı elinize alıp, fiziksel tuşların algılanabilirliğini bir deneyin derim.

Bu bölümünde yavaş yavaş sonuna gelirken şunu dile getirmiş olayım, herhangi bir android cihaz tercihinde sizin dikkat edeceğiniz kriterler farklılık gösteriyor olacaksada, size en uygun cihaz sizin kullanımınız sırasında işinizi kolaylaştıran bir modelin olması gerekliliğidir.

Bölüm-6: Android erişilebilirliğini kullanma

Android erişilebilirlik başlığı altında ele alacağım konular kısaca;

  • Android bir sistemde erişilebilirlik seçenekleri nasıl etkinleştirilir
  • Erişilebilirlik seçenekleri ihtiyacınıza göre nasıl yapılandırılır
  • Android cihazınız parmak hareketlerinizle nasıl kullanılır

6.1.Android erişilebilirlik seçeneklerini etkinleştirme

Android erişilebilirlik seçeneklerini etkinleştirmek adına cihazınız ilk kutudan çıktığında aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz. Bu konuda tek bir yöntem olmadığını ve cihazdan cihaza göre değişiklik göstereceğini unutmamanız gerekir.

  • Yöntem-1: Ses açma ve kısma tuşuna uzunca basarak konuşmayı etkin hale getirebilirsiniz.
  • Yöntem-2: Ses açma ve kısma tuşlarına arka arkaya üç defa basarak konuşmayı etkin hale getirebilirsiniz.
  • Yöntem-3: Güç tuşuna basdıktan sonra iki parmağınızla ekrana basılı tutarak konuşma seçeneklerini etkin hale getirebilirsiniz.

Android erişilebilirlik seçeneklerini bir kere etkin hale getirdiğinizde istenildiği zaman açılıp kapatılabilmesini sağlayacak tuş atama ayarlarınızı yapmanız gerekecektir.

6.2.Android erişilebilirlik seçeneklerini yapılandırma

Kullandığınız cihaz modeline göre erişilebilirlik seçenekleri farklılık göstersede cihazınızda muhtemelen şu başlıklar altında ulaşılabilir olacaktır.

  • Ayarlara girdiğinizde doğrudan erişilebilirlik başlığı içerisinde
  • Ayarlar ve oradanda ek ayarlar altında erişilebilirlik tercihlerine ulaşılabilinmektedir.

Erişilebilirlik seçeneklerine baktığımızda ise üç temel grubun göz önünde tutulduğunu görebiliriz;

  • Görme engelli kullanıcılar
  • İşitme engelli kullanıcılar
  • Yetenek engelli kullanıcılar

Konuyla ilgili daha fazla bilgiye android erişilebilirliği makalesine bakabilirsiniz. Bununla birlikte tercih edeceğiniz erişilebilirlik seçeneğine hızla erişim sağlamak için erişilebilirlik altında erişilebilirlik kısayolunu veya hızlı başlatma gibi seçeneklerden hangi tercihin etkinleştirileceğini ayarlayabilirsiniz. Diyelimki erişilebilirlik kısayoluna TalkBack ekran okuyucusunu atarsanız bu kısayolu etkin hale getiren tuşlarla ekran okuyucuyu devreye alabilirsiniz. Bu seçeneklerin hangi fiziksel tuşlarla kullanılabileceği cihaz modelinize göre değişebilmektedir.

6.3.Ekran okuyucuyu etkinleştirme

Genellikle android işletim sistemli cihazlarda erişilebilirlik altında engel gruplarına göre başlıklandırılmış ayarlar bulunur. Bu ayarlar içerisinde görme veya görme engelli başlığı içerisinde ulaşılabilir veya doğrudan erişilebilirlik altında bulunan hizmetler veya servisler alt başlığından TalkBack seçeneğinin kapalı durumundaki anahtarı açık duruma getirilir. Burada erişilebilirlik seçeneklerini cihaz ilk çalıştırıldığında dil seçim ekranında veya ilk çıkan tercihlerde etkin hale getirmediyseniz biri desteğiyle manuel şekilde aktif hale getirebilirsiniz. Veya bazı modellerde Google Asistan ile de erişilebilirlik seçeneklerine ulaşabiliyorsunuz. Bu noktada mağazadan alıyorsanız ürünü ilk kurulumu yaptırıp öyle kullanmaya başlayabilirsiniz. Bugüne kadarki tüm cihazlarımı kurdurup öyle kullanmıştım.

6.4.TalkBack kullanımı üzerine

TalkBack ekran okuyucusu tek, çift, üç ve dört parmak hareketlerini destekleyen bir altyapı sunar hale geldi. Bu bağlamda TalkBack ayarları içerisinde birçok seçenekle parmak hareketlerini özelleştirebilmeniz mümkün kılınıyor. Bununla beraber klavye ile kullanımda söz konusu.

TalkBack ekran okuyucusunu aktif ettikten sonra bu kaynak boyunca deyindiğimiz şekilde android cihazınızı kullanmaya başlayabilirsiniz. Dilerseniz neydi bu kullanım felsefesi bir hatırlayalım;

  • Tek parmakla sağdan sola veya soldan sağa kaydırarak simgeler, kontroller ve tıklanabilir her bir öğede ilerleme.
  • Tek parmakla istenilen öğenin adını duyduğunuzda iki dokunma yöntemi ile etkinleştirme

TalkBack ile kullanabileceğiniz parmak hareketlerine ilişkin detaylarıbu linkten öğrenebilirsiniz.

6.5.TalkBack ile yapabilecekleriniz

Android işletim sistemiyle varsayılanda gelen TalkBack ekran okuyucusu ile tüm temel telefon işlemlerinizin dışında internette gezinme, e-postalarınızı yönetme, üçüncü parti uygulamaları kullanma, klavye ile yazışma ve navigasyon uygulamalarınızı kullanma sosyal medya ve anlık mesajlaşma uygulamalarınızı kullanma gibi birçok işlevi yerine getirebiliyorsunuz. Android üzerine sizin için erişilebilir uygulamaları incelediğimiz Engelsiz Android web sayfası ziyaret ederek daha fazla bilgi alabilirsiniz.

Bölüm-7: Android erişilebilirliği üzerine genel bir değerlendirme

Genel literatürde mobil erişilebilirlikte ilk devrimsel adımları android işletim sistemli cihazlar atmamış olsada, son yıllardaki gelişmeler IOS üzerindeki birçok işlevselliğin android cephesinede geldiğini gözlemleyebiliyoruz. Öyleki hem Google Asistan entegrasyonu hem de erişilebilirlik seçeneklerinin farklı engel gruplarına göre kategorize edilerek sunuluyor olması gayet güzel bir gelişme olarak görülebilir. Yalnız halen TalkBack ekran okuyucusu piyasaya sürülen üçüncü parti ekran okuyucuların gerisinde kalabiliyor. Google şirketinin diğer hizmetlerine baktığımızda erişilebilirliğin ne boyutta sunulduğunu görüyoruz. Umalımki aynı gelişim süreci TalkBack üzerindede yaşansın.

Teşekkürlerimle

17.03.2022


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: